Altay topluluklarının kültür ve uygarlık değerlerinin ele alındığı 14. Uluslararası Altay Toplulukları Sempozyumu, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de başladı. Bu yılki sempozyum, Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı dolayısıyla özel bir anlam taşıyor.

Kazakistan’dan gümrüklerde yeni dönem
Kazakistan’dan gümrüklerde yeni dönem
İçeriği Görüntüle

Açılış programı, 1926 yılında Birinci Türkoloji Kurultayı’nın gerçekleştirildiği tarihi binada düzenlendi. Sempozyuma Azerbaycan, Türkiye ve Türk dünyasının farklı ülkelerinden çok sayıda akademisyen ve kurum temsilcisi katıldı.

İsa Əkbər Oğlu Həbibbəyli

100 YIL SONRA AYNI MEKANDA

Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. İsa Habibbeyli, açılışta yaptığı konuşmada Birinci Türkoloji Kurultayı’nın Türkoloji tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Habibbeyli, aradan geçen 100 yılın ardından aynı mekânda yeni bir bilimsel toplantının düzenlenmesinin, geçmişten bugüne uzanan bilimsel mirasın devamlılığı açısından önemli olduğunu belirtti. Bakü’nün Türkoloji çalışmalarındaki tarihsel konumuna işaret eden Habibbeyli, farklı bilim dallarının katkısıyla yürütülen araştırmaların Türk dünyasının ortak kültürel mirasının daha iyi anlaşılmasına katkı sağladığını ifade etti.

TÜRK DÜNYASININ BİLİMSEL MİRASI ELE ALINIYOR

Sempozyum başkanlarından Prof. Dr. İlhan Şahin, toplantının özellikle Bakü’de gerçekleştirilmesinin sembolik önem taşıdığını belirtti.

Şahin, 1926’da Bakü’de bir araya gelen bilim insanlarının Altay dilleri, Türk dilleri, tarih ve kültür üzerine önemli tartışmalar yürüttüğünü hatırlatarak, bugün düzenlenen sempozyumun da benzer başlıkların farklı bilim dallarının imkânlarıyla yeniden ele alındığı önemli bir platform olduğunu söyledi.

“ALTAY TOPLULUKLARI ARAŞTIRMALARININ DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI”

Namık Kemal Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Eren ise sempozyumun “Altay Toplulukları Araştırmalarının Dünü, Bugünü ve Yarını” başlığıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Eren, 1926’daki kurultayın Türkoloji araştırmalarının uluslararası bir bilim alanı haline gelmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, bugün gelinen aşamada Altay topluluklarına ilişkin çalışmaların ulaştığı noktanın ve geleceğinin değerlendirildiğini söyledi.

Namık Kemal Üni

İPEK YOLU VURGUSU

Prof. Dr. Eren, Avrasya tarihinin birbirinden kopuk toplumların değil, sürekli temas hâlinde bulunan ve birbirinden etkilenen toplumların ortak tarihi olduğuna dikkat çekti.

Bu çerçevede İpek Yolu’nun yalnızca bir ticaret güzergâhı olmadığını vurgulayan Eren, fikirlerin, inançların, dillerin, sanatların ve teknolojilerin dolaştığı büyük bir medeniyet koridoru olduğunu belirtti.

“TÜRK DÜNYASI KENDİ BİLİMSEL GÜNDEMİNİ ÜRETMELİ”

Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliği İletişim Müşaviri Cihangir İşbilir de Türk dünyasının yalnızca hakkında bilgi üretilen bir alan olmaktan çıkması gerektiğini söyledi.

İşbilir, Türk dünyasının kendi bilimsel kavramlarını, yöntemlerini ve araştırma gündemini oluşturmasının önem taşıdığını belirterek, daha proaktif ve yön belirleyici bir bilimsel yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekti.

110 BİLİM İNSANI BİLDİRİ SUNACAK

Sempozyuma Azerbaycan ve Türkiye’nin yanı sıra Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Moğolistan, Hindistan, Çin, Güney Kore, Japonya, Kuzey Makedonya, Macaristan, Almanya ve Rusya Federasyonu dahil birçok ülkeden akademisyen katılıyor.

Toplam 110 bilim insanının bildiri sunacağı etkinlikte Türkoloji, Altay çalışmaları, tarih, dil, kültür ve medeniyet başlıkları farklı disiplinlerin bakış açısıyla ele alınacak.

12 EYLÜL’E KADAR DEVAM EDECEK

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Türk Tarih Kurumu’nun desteğiyle düzenlenen sempozyum, 12 Eylül’e kadar devam edecek.

Etkinliğin, Türk dünyasının ortak bilimsel mirasının değerlendirilmesi ve yeni akademik iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir platform oluşturması bekleniyor.

Kaynak: AA