657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında evli devlet memurlarına belirli şartlar altında aile yardımı ödeneği veriliyor. Memurların özellikle eşlerinin yabancı uyruklu olması veya Türkiye'de ikamet etmemesi durumunda bu ödeneğin alınıp alınamayacağı merak konusu oluyor.
Mevzuatta aile yardımı ödeneği açısından eşin vatandaşlığına veya Türkiye'de ikamet edip etmediğine ilişkin ayrıca bir şart öngörülmezken, eşin çalışıp çalışmadığı ve herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alıp almadığı önem taşıyor.
DEVLET MEMURLARINA AİLE YARDIMI ÖDENEĞİ KİMLERE VERİLİYOR?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 202'nci maddesine göre evli bulunan devlet memurlarına aile yardımı ödeneği veriliyor.
Eş için öngörülen aile yardımı, eşin herhangi bir şekilde menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlı bulunuyor.
Dolayısıyla aile yardımı bakımından temel olarak memurun evli olması ve eşinin kanunda belirtilen şartları taşıması gerekiyor.
EŞİN YABANCI UYRUKLU OLMASI AİLE YARDIMINA ENGEL Mİ?
Devlet memurunun Türk Medeni Kanunu'na göre geçerli bir evlilik akdiyle evli olması halinde, eşin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaması tek başına aile yardımı ödeneğine engel oluşturmuyor.
Mevzuatta eş için aile yardımı ödeneği verilmesi bakımından eşin Türk vatandaşı olması gerektiğine ilişkin bir şart bulunmuyor.
Bu nedenle yabancı uyruklu eşin aile yardımı açısından değerlendirilmesinde esas alınan husus, eşin vatandaşlığından ziyade çalışıp çalışmadığı ve herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alıp almadığı oluyor.
EŞİN TÜRKİYE'DE İKAMET ETMEMESİ AİLE YARDIMINI ENGELLER Mİ?
Eşin Türkiye'de ikamet etmemesi de tek başına aile yardımı ödeneğinden yararlanmaya engel olarak değerlendirilmiyor.
Devlet memurunun Türk Medeni Kanunu'na göre geçerli bir evlilik akdiyle evli olması ve yabancı ülkede yaşayan eşinin kanunda belirtilen şartları taşıması halinde eş için öngörülen aile yardımı ödeneğinden yararlanılabiliyor.
Başka bir ifadeyle, eşin Türkiye'de ikamet edip etmemesinden ziyade çalışıp çalışmadığı ve sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alıp almadığı önem taşıyor.
YABANCI EŞ ÇALIŞIYORSA AİLE YARDIMI ALINABİLİR Mİ?
657 sayılı Kanun'un 202'nci maddesinde eş için aile yardımı ödeneği verilmesi, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması şartına bağlanıyor.
Bu nedenle yabancı uyruklu eşin çalışması halinde aile yardımı ödeneği bakımından kanunda belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığı dikkate alınıyor.
Aynı şekilde eşin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alması da aile yardımı açısından önem taşıyor.
YABANCI EŞ İÇİN AİLE YARDIMI ALMANIN ŞARTLARI NELER?
Mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde devlet memurunun yabancı uyruklu veya Türkiye'de ikamet etmeyen eşi için aile yardımı ödeneğinden yararlanabilmesi açısından temel şartlar şöyle sıralanıyor:
- Memurun Türk Medeni Kanunu'na göre geçerli bir evlilik akdiyle evli olması,
- Eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması,
- Eşin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması.
Bu şartların sağlanması halinde eşin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaması veya Türkiye'de ikamet etmemesi, tek başına aile yardımı ödeneğine engel oluşturmuyor.
EŞİN VATANDAŞLIĞI MI, ÇALIŞMA DURUMU MU ÖNEMLİ?
Aile yardımı ödeneği açısından belirleyici olan husus eşin yabancı uyruklu olup olmaması değil, 657 sayılı Kanun'da belirtilen şartları taşıyıp taşımadığıdır.
Buna göre Türk Medeni Kanunu'na göre geçerli bir evlilik bulunan ve eşi herhangi bir şekilde menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan devlet memurunun, eş için öngörülen aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği değerlendiriliyor.
Sonuç olarak yabancı uyruklu olmak veya Türkiye'de ikamet etmemek, tek başına aile yardımı ödeneği alınmasına engel değil.




