Hemşirelerin iş yükünü yalnızca hasta sayısı ve nöbet süreleri belirlemiyor. Görev tanımının dışında üstlenilen sorumluluklar ve hastalara karşı hissedilen vicdani yükümlülükler de çalışma temposunu ağırlaştırabiliyor. TÜRKİNFORM’a konuşan Hemşire Gizem Azazi, mesleki sorumluluklarının günlük çalışma düzenine etkisini anlattı.
“VİCDANİ YÜKÜMLÜLÜKLERİMİZDEN DOLAYI SORUMLULUK ALIYORUZ”
Hastaların durumunu takip ederken zaman zaman görev tanımlarının dışına çıktıklarını belirten Azazi, bunun kendilerini yorduğunu ifade etti. Azazi, “Görevimizle birlikte vicdani yükümlülüklerimizden dolayı görev tanımımız haricinde sorumlulukları yükleniyoruz. Bu da bizi çok yoruyor” dedi. Hasta yakınlarının bazı konularda hekimlere yöneltmeleri gereken soruları hemşirelere sorduğunu ve kendilerinden yanıt beklediğini aktaran Azazi, bu beklentilerin de iş yüküne eklendiğini belirtti.
HASTAYI BEŞ YERİNE ON KEZ KONTROL EDEBİLİYORLAR
Hastanın durumuna ilişkin endişe duyduklarında daha sık kontrol gerçekleştirebildiklerini anlatan Azazi, bu durumun günlük iş yoğunluğunu artırdığını söyledi. Azazi, çalışma düzenindeki bu durumu şu sözlerle anlattı: “İçimiz rahat etmediği için örnek veriyorum 5 kere hasta odasına gireceğimize 10 kere giriyoruz. Bu da tamamen iş yükü olarak yansıyor bize.” Hastanın durumuna ilişkin kaygının daha sık kontrol ihtiyacı doğurabildiğini belirten Azazi, bu sorumluluğun hemşirelerin günlük mesaisine ek yük getirdiğini ifade etti. 
HASTA YAKINLARININ BEKLENTİLERİ DE ETKİLİ
Henüz dokuz aydır hemşirelik yaptığını belirten Azazi, hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin yıllar içindeki değişimi konusunda karşılaştırma yapamayacağını söyledi. Bununla birlikte mevcut deneyiminde hasta yakınlarının hemşirelerden yüksek beklentileri olduğunu dile getiren Azazi, hemşirelerin kimi zaman bütün sorunları çözebilecek kişiler olarak görülebildiğini anlattı. Azazi’nin aktardıkları, hemşirelerin iş yükünün yalnızca doğrudan bakım görevlerinden oluşmadığını; hastalara karşı duyulan sorumluluk ve çevrenin beklentilerinin de çalışma temposunu etkileyebildiğini ortaya koydu.




