Beraat kararı ile karıştırılmaması gerektiğine değindiğimiz HAGB kararı, ilgilisine davanın tamamen sona erdirdiğini düşündürtse de “Mahkeme Ceza Verdiği Halde Neden Hüküm Açıklanmaz?” başlıklı makalemizde dile getirdiğimiz gibi, hükmün ortadan kalktığı anlamına gelmez. Artık 5 yıllık bir yol arkadaşı gibi her haksız fiile teşebbüste akılda bir ışık yakar.

İşte bu beş yıl, açıklanması geri bırakılan hükmün geleceğinin belirleneceği dönemdir.

Kanuna göre denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve varsa denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranılması hali, açıklanması geri bırakılan hükmü ortadan kaldırarak düşme kararı verilmesine hizmet eder.

Buradaki temel ayırım aslında “kasten” suç işlenmesidir. Bazen bu durum aynı suçun yeniden işlenmesi gibi de algılanmakta olup kanunun esasen aradığı kasten yeni bir suçun işlenmesidir.

Yani kanun hem zaman hem de koşul bakımından her yeni suçtan değil, denetim süresi içerisinde kasten işlenmiş yeni bir suçtan bahsetmektedir. Bu nedenle taksirle işlenen bir suç ile kasten işlenen suçun HAGB üzerindeki etkisi de farklı farklıdır.

O halde mahkemece belirlenen denetim süresi içerisinde kişinin yeni bir suç işlemesi halinde ne olacağının açıklamalarına başlayalım.

Bu durumda önümüzde 2 farklı dosya vardır. Biri HAGB kararının verildiği ilk dosya diğeri de denetim süresi içerisinde işlenmiş suçtan dolayı yapılan yargılamanın dosyası. Buna da ikinci dosya diyelim. Şimdi ikinci dosyada da masumiyet karinesinin dikkate alındığını unutmadan birinci dosyadaki HAGB kararının ikinci dosyasının yargılamasının sonunda eğer sanık hakkında ceza tayini yoluna gidilirse, aynı kararda sanığın daha öncesinde yargılandığı fakat HAGB kararı aldığı birinci dosyada ikinci dosya ihbarda bulunur. Der ki, sanık hakkında hükmedilen 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir kasten suç işlediğinden dolayı ceza aldı bu nedenle denetim süresinde suç işlendiğini ve hükmolunmuş HAGB kararının ihlal edildiğini ihbar ediyorum. Daha öncesinde alınmış bir HAGB kararı olduğundan ikinci dosyanın yargılamasını yapan mahkeme sanık hakkında yeni bir HAGB kararı veremeyeceğinden HAGB müessesesi burada karşımıza çıkmaz.

Yani bir parantez açıp uyarımızı yaparsak HAGB kararı “Nasıl olsa ikinci kez de HAGB alırım.” düşüncesi ile yan yana gelmemelidir.

5 yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suçun işlenmesi sonucunda başlayan yeni davanın yapılan yargılamasının sonunda ihbar ile HAGB kararının açıklanması, 5 yıldan sonrasına da denk gelebilir. Burada süre HAGB kararının kesinleşmesinden itibaren 5 yılı kapsar. Ama HAGB kararının kaldırılması ikinci davanın yargılamasının sonundaki ihbar ile olacağından ikinci yargılama sürecinin de hesaba katılması gerekir.

Aslında HAGB, işlenmiş suçun unutulması değil, sanığın 5 yıl boyunca devam eden imtihanıdır.