Bu soru çoğunluğun aklına gelmiyor. Özgürlük duygusu bu sorunun önüne geçiyor. Cezaevinin tabelasına sırtını dönen kişi, günlük hayatına fiilen dönmüş olmanın verdiği rahatlıkla cezasının bittiğini addediyor. Ancak infaz hukukunda cezaevinden çıkmak ile cezanın tamamen infaz edilmiş olması çoğunlukla aynı anlama gelmiyor.

“Mahkemenin Verdiği Ceza Kadar mı Cezaevinde Yatılır?” başlıklı makalemizde dile getirdiğimiz gibi, mahkemenin verdiği hapis cezası ile kişinin ceza infaz kurumunda fiilen geçireceği süre, kişinin adli sicil durumunun taşıdığı farklılıklara göre değişiklik gösterebilir. Buradaki en önemli kurumlardan biri de koşullu salıverilmedir.

Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının tabi olduğu infaz rejimine göre öngörülen kısmını ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesinden sonra, kalan süreyi belirli şartlar altında cezaevi dışında geçirebilmesine imkan tanıyan bir müessesedir. Burada karıştırılan veya kendilerine hiç açıklanmayan husus, koşullu salıverilmenin cezanın bir kısmının affı anlamına gelmediğidir. Yani ne hükmedilen ceza ortadan kalkmıştır ne de mahkûmiyet kararı yok olmuştur.

Bu nedenle “Cezaevinden çıktı, cezası bitti.” yanılgısının yarattığı rehavete kapılmamak gerekir.

Koşullu salıverilme, takvimde belirtilen bir tarihe gelinmesinin yanında, infaz kurumunda geçirilen süredeki davranışların ve iyi halin değerlendirilmesi neticesinde hükümlüye tanınan bir haktır. Aynı zamanda bu hak, yapılan değerlendirmelerin infaz hâkimliği tarafından karara bağlanması ile kullanılır.

Dolayısıyla müddetnamede yazan koşullu salıverilme tarihi, o gün geldiğinde cezaevi kapısının kendiliğinden hükümlü için açılacağı anlamına gelmiyor. Yani o tarihte ne olursa olsun cezaevinden çıkmak diye bir kural yok!

Koşullu salıverilen hükümlü, adından anlaşılacağı üzere, belirlenen denetim süresi içerisinde kanunun öngördüğü birtakım yükümlülüklere de uymak zorundadır. Bu yükümlülüklere aykırı davranılması, gereği gibi riayet edilmemesi durumlarında ise infaz hakimliği kararının geri alınarak kişinin yeniden cezaevine alınması kaçınılmazdır.

Halk arasında "af" olarak algılanan koşullu salıverilmenin en ciddi yüzü de budur. Bu iki kurumu birbiri ile karıştırmak, koşullu salıverilmeyi af zannederek yükümlülükleri ciddiye almayarak göz ardı etmek, özgürlük ile oyun oynamaktır.

Bu nedenle bir hükümlünün ne zaman cezaevinden çıkacağı sorulurken yalnızca mahkumiyet süresine değil; suçun niteliğine, uygulanacak infaz rejimine, iyi hal durumuna ve koşullu salıverilme şartlarına birlikte bakılması gerekir.

Hükümlünün cezaevinden tahliye olduğu gün elbette hükümlü ve ailesi bakımından çok önemli bir gündür. Ancak infaz hukuku her zaman o güne son gün olarak bakmaz.

Nihayetinde, koşullu salıverilmede cezanın infaz süreci hala devam etmektedir...