Kambiyo senetleri, ticari hayatın hız ve güven içerisinde işlemesini sağlayan önemli ödeme ve kredi araçlarıdır. Bono, poliçe ve çek gibi kambiyo senetlerinin özellikleri nedeniyle kanun koyucu, bu senetlere dayanan alacakların tahsili bakımından özel bir takip yolu öngörmüştür.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunun temel özelliği, alacaklının senetten kaynaklanan hakkını daha hızlı şekilde cebri icra yoluyla ileri sürebilmesine imkan sağlamasıdır. Ancak bu hız, borçlunun hiçbir savunma imkanının bulunmadığı anlamına gelmemektedir.

Borçlu, kambiyo senedine dayalı takipte belirli koşullar altında borca veya imzaya itiraz edebilmektedir. Özellikle imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlu bakımından imzaya itiraz, takip hukukunun en önemli savunma araçlarından biridir.

İmzanın borçluya ait olup olmadığı konusunda ortaya çıkan uyuşmazlık, çoğu zaman bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle, imzaya itirazın yalnızca soyut biçimde ileri sürülmesi yeterli olmayıp, usulüne uygun şekilde ve süresi içerisinde icra mahkemesine başvurulması gerekir.

Borca itiraz bakımından ise senedin temelinde bulunan hukuki ilişkinin niteliği önem taşımaktadır. Borçlu, kambiyo senedine konu borcun hiç doğmadığını, ödendiğini, sona erdiğini veya belirli başka bir hukuki sebebin bulunduğunu ileri sürebilir. Ancak kambiyo senetlerinin soyutluk özelliği nedeniyle temel ilişkiye dayanan savunmaların hangi kapsamda ileri sürülebileceği, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Burada süreler özel önem taşımaktadır. Kambiyo senetlerine özgü takipte itirazların kanunda öngörülen süreler içerisinde ileri sürülmemesi halinde, borçlunun önemli hak kayıpları yaşaması mümkündür. Bu nedenle, ödeme emrinin tebliğ tarihi ve itiraz süresinin başlangıcı titizlikle belirlenmelidir.

Kambiyo senedinin geçerli olup olmadığı, senedin zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı, imzanın borçluya ait olup olmadığı ve temel borç ilişkisinin mevcut olup olmadığı birbirinden farklı hukuki meselelerdir. Bu hususların tamamının aynı başlık altında değerlendirilmesi doğru değildir.

Özellikle ticari hayatta kambiyo senetlerinin yoğun biçimde kullanılması nedeniyle, bu takip türünde hem alacaklının hızlı tahsil imkanının hem de borçlunun etkin savunma hakkının korunması gerekir.

Sonuç olarak, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu alacaklı bakımından güçlü bir takip imkanı sağlamakla birlikte, sınırsız bir tahsil yetkisi vermemektedir. Borçlunun borca ve imzaya ilişkin kanuni itiraz imkanları, kambiyo senedine dayalı takibin hukuka uygunluğunun denetlenmesini sağlayan temel güvencelerdendir.