Günün her saati yollardalar... Yağmurda, ayazda, sıcakta, gecenin en karanlık saatlerinde…
Şehir hayatının görünmez emekçileri olan motorlu kuryeler, bir yandan zamanla yarışırken diğer yandan hayatta kalma mücadelesi veriyor…
Bugün gelinen noktada motorlu kuryelik, fiilen tehlikeli bir meslek olmasına rağmen, hukuken hâlâ bu sınıfa alınmış değil…

Cadde ve sokaklarda sıklıkla gördüğümüz motorlu kuryeler hakkında kamuoyunda hâkim olan algı genellikle “kural tanımazlık” üzerinden şekilleniyor...
Oysa meselenin özü çok daha derin…
Bu ihlallerin büyük bir kısmı tercih değil, hayatta kalma refleksi…

Yaklaşık 30 yıldır var olan motosikletli kuryelik mesleği, hâlâ devlet nezdinde net bir statüye kavuşmuş değil..
Motosikletli Kuryeler Derneği’nin de altını çizdiği gibi, bu mesleğin “tehlikeli meslek sınıfına alınması artık ertelenemez bir zorunluluktur…Çünkü meslek tanımı yapılmadan; eğitim, sertifikasyon, denetim ve iş güvenliği standartları da havada kalmaktadır…

Bugün kuryeler için hazırlanan mesleki yeterlilik belgeleri dahi bağlayıcı değil…
Oysa bu iş tehlikeli meslek statüsüne alındığında, hem bu belgeler zorunlu olacak hem de niteliksiz, eğitimsiz sürücülerin sektöre girişi engellenecektir…Bu da yalnızca kuryelerin değil, tüm trafikteki sürücülerin güvenliğini artıracaktır…

İstanbul gibi büyükşehirlerde motosikletler için belirlenen hız sınırları 80–100 km bandındadır…
Ancak aynı yollarda, özellikle ağır tonajlı araçların bu sınırları fiilen aştığı herkesin malumudur…
Yanınızdan 120 km hızla geçen bir hafriyat kamyonunun yarattığı rüzgâr etkisi, motosiklet sürücüsünü fiziksel olarak savurabilecek güçtedir..

İşte tam da bu noktada çok tartışılan bir konu devreye giriyor…
Motorlu kuryelerin trafiğin sağından gitmesi…
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Motorlar neden emniyet şeridinde gidiyor?” sorusu, meselenin teknik boyutunu göz ardı ediyor...
Oysa motosiklet sürücüsü için sıkışık trafikte araçların arasında kalmak, sağ şeritten gitmekten çok daha büyük bir risktir…

Ani kapı açmaları, sinyal vermeden şerit değiştiren araçlar, kör nokta kazaları ve tampon mesafesinin yokluğu… Tüm bunlar motosikletli için ölümcül risklerdir…
Sağ şerit ya da emniyet şeridi ise, kontrollü hızla ilerlemek ve kaçış alanı yaratmak açısından çoğu zaman tek güvenli seçenek haline gelmektedir…

Burada altı çizilmesi gereken kritik nokta şudur…
Motorlu kuryeler sağdan gitmeyi “hız kazanmak” için değil, hayatta kalmak için tercih etmektedir…

Ne yazık ki uygulamada ciddi bir çifte standart söz konusudur... Bir gün “sen araç değilsin, sağdan git” denilirken; ertesi gün aynı davranış “neden emniyet şeridini kullanıyorsun?” diye cezalandırılabilmektedir… Bu belirsizlik, zaten riskli olan mesleği daha da tehlikeli hale getirmektedir…

Oysa çözüm nettir:
Motorlu kuryeler için ayrı bir trafik yaklaşımı, ayrı güvenlik protokolleri ve ayrı mevzuat düzenlemeleri gereklidir…
Motorlu kuryeler trafikte en kırılgan gruplardan biridir…
Buna rağmen, en duyarlı ve en dikkatli sürücüler arasında yer aldıkları da bir gerçektir…
Çünkü hata payları yoktur…
yaptıkları her yanlışın bedeli doğrudan canlarıyla ödenmektedir…

Bu nedenle meseleye “kural ihlali” penceresinden değil, iş güvenliği, trafik mühendisliği ve insan hayatı penceresinden bakmak zorundayız…
Motorlu kuryelerin tehlikeli meslek sınıfına alınması, sağdan gitme uygulamasının net kurallara bağlanması ve mesleki standartların oluşturulması artık bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluktur…

*Bu siteye yazılan köşe yazıları Türkinform'un editöryal politikasını yansıtmamaktadır. Köşe yazılarındaki görüşler yalnızca yazarları ilgilendirmektedir.*