Bugün burada, sıradan bir günün ötesinde bir buluşma var. Sadece bir araya gelmiş insanların topluluğu değil; umutsuzluğa teslim olmayanların, yorgunluğa boyun eğmeyenlerin, “Bu ülke daha iyisini hak ediyor” diyenlerin buluşması var. Ve inanın, bu buluşma, sadece bir araya gelmek değil; ruhumuzu diri tutmak, milli bilincimizi pekiştirmek, geleceğe umutla bakmak için bir çağrı niteliğinde. Bugün burada attığımız her adım, söylediğimiz her söz, yazdığımız her satır, ülkemizin yarınlarını şekillendirecek bir niyetin, bir iradenin ve bir kararlılığın ifadesidir.
Türkiye, tarih boyunca nice zorluklar görmüş, nice badireler atlatmış bir ülkedir. Ancak hiçbir zaman pes etmemiştir. Tarihimiz, her zaman ayağa kalkmayı bilen bir milletin destanlarıyla doludur. Bugün burada bulunan bizler de aynı ruhun mirasçılarıyız. Umutsuzluk, karamsarlık, yorgunluk… Bunlar bizim kelime dağarcığımızda yer bulamaz. Bizim kelimelerimiz; azim, inanç, vatan sevgisi ve millet aşkıyla doludur. Bu toprakların evlatları olarak bizler, sadece hayal kurmakla kalmayıp, o hayalleri gerçeğe dönüştürme iradesine sahibiz.
“Bu ülke daha iyisini hak ediyor” demek, sadece bir slogan değildir. Bu, bir hayat felsefesidir. Bugün burada, bu felsefenin yaşayan örnekleri bir araya gelmiştir. Her birimiz, kendi alanımızda, kendi çabamızla ülkemizi ileriye taşımak için varız. Bazen küçük adımlar büyük değişimlerin habercisidir; bazen de bir kelime, bir bakış, bir eylem, bir ulusun kaderini değiştirebilir. İşte bu yüzden bugün burada olmak, sadece bir buluşma değil; bir uyanıştır, bir farkındalıktır, bir sorumluluk çağrısıdır.
Milliyetçilik, sadece bayrak sallamak veya marşlar söylemek değildir. Milliyetçilik, çalışmak, üretmek, dürüst olmak ve geleceğe güvenle bakabilmektir. Milliyetçilik, geçmişin mirasına sahip çıkmak ve geleceği kararlılıkla inşa etmektir. İşte bugün burada bir araya gelmiş olan bizler, bu bilincin en canlı temsilcileriyiz. Bizler biliyoruz ki, vatan sevgisi boş laflarla ölçülmez; alın teriyle, bilgiyle, cesaretle ve kararlılıkla ortaya konur.
Ve unutmayalım ki, "ekip ruhuyla hareket eden, nezaketi ve saygıyı kaybetmeden birbirini tamamlayan bir iradeyle hareket edenler başarılı olurlar ve biz bu başarıyı yakalayacağız." İşte bu anlayış, bizim yol göstericimizdir ve bizi hedeflerimize ulaştıracak en güçlü rehberdir.
Bugün burada atılan her adım, söylenen her söz, yazılan her satır, bir adım daha ileriye götürecek bu ülkeyi. Umudun, azmin ve inancın buluşma noktası burasıdır. Bizler, sadece kendi geleceğimiz için değil, torunlarımızın ve çocuklarımızın geleceği için buradayız. Biz, milli değerlerimize, tarihimize, kültürümüze ve birliğimize sahip çıkmak için buradayız. Biz, bu ülkenin aydınlık yarınlarına olan inancımızı canlı tutmak için buradayız.
Bu topraklar kolay kazanılmadı, kolay korunmadı. Her bir karış toprağı şehitlerin kanıyla, ataların emeğiyle sulandı. Ve bugün, bizler o emaneti omuzlarımızda taşımakla mükellefiz. Bugün burada olmak, yalnızca bir buluşma değil; bir söz, bir andır. “Biz varız, biz çalışıyoruz, biz inanıyoruz ve biz kazanacağız!”
Vatan için, millet için, gelecek için… Bizler biliyoruz ki, güçlü bir Türkiye, milli bilinci yüksek, birlik ve beraberliği sarsılmaz bir milletin eseridir. İşte bu yüzden bugün burada olmak, sadece bir araya gelmek değil; geleceğe olan sorumluluğumuzu hatırlamak, milletimize olan sevgimizi pekiştirmek, umut ve azmimizi kuşanmak demektir.
Ve unutmayalım: Bizler yılmayacağız. Bizler yıkılmayacağız. Bizler, tarihimizden aldığımız ilhamla, geleceğe olan inancımızla ve milletimize olan sevgimizle, her türlü zorluğun üstesinden geleceğiz. Bugün burada, sadece bir buluşma değil; bir uyanış, bir diriliş, bir milli ruhun şahlanışıdır.
Vatan için, millet için, gelecek için… Biz buradayız. Ve bu ülke, en iyisini, en güzelini, en güçlü olanını hak ediyor. Ve biz, o geleceği inşa edecek iradenin sahibiyiz.
*Bu siteye yazılan köşe yazıları Türkinform'un editöryal politikasını yansıtmamaktadır. Köşe yazılarındaki görüşler yalnızca yazarları ilgilendirmektedir.*